Anılarım

Bir Ayrılık Hikayesi: Maden Suyu

Ayrılıklar her zaman zordur. Bu yazımda sizlere bir ayrılık hikayesini anlatacağım. Tabi çok duygusal bir yanı var diyemem. Sadece farklı bir ayrılma yöntemi olduğu için paylaşmak, sevgili okurlarıma yeni fikirler vermeyi amaçladım.

Haziran ayının hatırlayamadığım bir gününde kız arkadaşımla buluşmuştum. Bu buluşma her zamankilerden çok ama çok farklıydı. Bu bir ayrılık buluşmasıydı. Her şeyin bittiğini, önümüzde güzel günlerin bizi beklediğini ama birlikte olmadığını anlatan bir buluşmaydı.

Önceden belirlenen yer ve saatte buluşmuştuk. Tabi artık o anda bir birlerini iyi tanıyan arkadaş moduna girmiş sadece tokalaşmıştık. Aramızda en uzak samimi bir yakınlaşma olmamıştı. Geçmişten, yaşanan olaylardan ve son zamanlarda yaşanan durumları konuşmak adına bir parka giderek uzun uzun konuşmamızı sürdürdük. Tabi yol boyunca da, “ilk burada tanışmıştık, burada şunu yapmıştık, burada şu olmuştu, vay be nasıl da geçmiş zaman” gibi anılar ortaya çıkıyor ama sadece bir kaç cümle hayatta kalıyor sonrasında hiç yaşanmamış gibi yok olup gidiyordu.

Konuşmamızda -ki çoğu dakikaların sessizce etrafı izlemekle geçmesinin dışında- devam etmeli mi yoksa bitirmeli mi? konusuna gelmiştik. Her ne kadar ortak bir karar olmasa da devam etmenin artık eskisi kadar heyecan vermeyeceği kanısına vardık. Bunun üzerine artık karar verilmişti. Ayrılacaktık!

Nasıl olursa olsun ayrılık konularında çok duygusal olabiliyorum. Sevgili olsun, şehir dışına çıkacak bir arkadaş olsun, okul/askerlik vb. konulardaki ayrılıklar olsun hep kötü yönde etkiliyor beni. Bu ayrılıkta da aynı duyguları tekrar yaşadım. Her şey bir daha yaşanmamak üzere bitmişti. Edinmiş olduğum bir çok alışkanlıklar, alışmışlıklar bıçakla keser gibi kesilip atılmıştı.

Son olarak eski kız arkadaşımı -evet evet artık eskiydi- evine bırakmayı istedim. Tabi oda bunda bir sorun görmedi ve evlerine doğru yola çıktık. Yine sessizliğin hakim olduğu yürüyüş sonrasında evlerinin yakınlarında bulunan bir bakkalın önünde durup “ben bir kola alıp gelecem kendime beklesene beni” dedi. Tabi bende bakkalın önünde alışveriş yapmasını bekledim. Artık sevgili olmadığımızı düşünecek olursak, ona eşiklik etmemek gerekirdi.

Bakkaldan kendisine almış olduğu kola ve diğer elinde de tutmuş olduğu sade bir maden suyu bulunuyordu. Maden suyunu bana uzattı ve “Al iç. Hazmı kolaylaştırır” dedi. O an ki şaşkınlığımı nasıl anlatsam gerçekten bilmiyorum.

Ayrılma süreci üzerinden daha bir saat bile geçmemiş olmasına rağmen bu şekilde bir gafta bulunması, “nasıl ya, ne ara bu aşamaya geldik?” dedirtiyor insana. Ne ara bu kadar duygusuzlaşıldı, ne ara bu gamsız davranışlar edinildi anlayamadım doğrusu. Daha bir saat öncesine kadar her şey güzelken, bir anda duygularla alay edilecek duruma gelinmesi, insanlığa olan inancın kaybedilmesine yol açıyor. Böylesi kötü deneyimler yaşadıkça şaşırılmayacak, güven duyulmayacak bir hal içerisinde oluyoruz.

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir