Anılarım

Düğünlerde Hayatta Oynamam Diyordum Ama…

Açık açık konuşmak gerekirse düğünleri hiç sevmem. Düğün ortamları bende dişisini etkilemek için arizona kertenkelesi gibi figürlerin sergilendiği yer olarak yer etmiştir. Mevki, rütbe ve itibar gibi kişiliği yükselten şeylerin giriş yapısında bırakıldığı, herkesin eşit olup pistte duman attığı ortam hep bir garibime gitmiştir.

Bir düğün olduğunda mecburen gitmek gerektiğini hepimiz biliyoruz tabi ki de. Çünkü gün gelecek bizde evleneceğiz ve onlarda bizim düğünümüze gelsin gibisinden bir mantık ile düğün doldurmaya çalışıyoruz. Gerçi konumuz bu değil ama minicik sitem etmek istedim.

Şimdi bu ilk videolu kişisel konumun nasıl meydana geldiğini anlatayım. Ben düğünlere gitmeyen ama zorla götürülünce de “iyi tamam be” deyip zorla giden birisiyim. Gittiğimde ise sadece oturur ve önüme gelenleri yerim. Bunların dışında yaptığım bir şey de yoktur. Her düğüne gitme teklifinde “Ben düğünleri sevmem gitsem de oynamam kös kös otururum sadece der dururum.” derim. Bu konuda hiç taviz vermediğimi de düşünürdüm. Taki teyzemin facebook üzerinden bana düğün CD’sinden bir kesit atana kadar! Dayımın düğününde kameralara karşı oynadığımı söylediğinde “hadi be oradan” gibisinden bir tepki verdim ama düğündeki videodan çekilen fotoğrafları görünce resmen şok oldum. Bildiğin oynuyordum!

Videodan görüntüler gelince hemen videonun aslını istedim. 600 MB olan bu video benim ifşa videomu barındırıyordu. O zamanlar MSN üzerinden bu videoyu almıştım. Bana ulaşması tam üç saat sürmüştü. Üç saatlik gergin bir andı bu. Videoyu indirdikten sonra hiç vakit kaybetmeden açtım. Yıllar önceki kendimi görmem biraz duygusallaştırmıştı beni. Fakat bu duygusal bir an değildi. Şaşırdığım, güldüğü ve ulan ibo ne yapıyorsun sen? dediğim bir andı.

Videoyu izlediğimde, “ulan ben resmen oynuyormuşum!” dedim her seferinde. Ayrıca bir yandan oynuyor, bir yandan da kameranın beni çekip çekmediğini kesiyorum. Tam bir eli işte gözü oynaşta olayı gibi haha. Bu anı sonsuza kadar ölümsüzleştirmek içinde dijital ortamda saklamak istedim. Tabi ki de bu anımı burada paylaşmak, aynı zamanda o görüntüleri de sizlere gösteremek istedim. Buyrunuz…

Evet. Ben düğünlere gitmeyi sevmeyen, oynamayı sevmeyen ve düğünlere gidince sandalyesinden hiç kıpırdamayan birisiyim. Lütfen bu cümlemi, yukarıdaki videoyu izledikten sonra “he he kesin öyledir” olarak değerlendirmeyin 🙂  2000 yılına ait olan bu görüntü, bir kamera sevdasına çıkıp oynamama şahittir. Umarım tekrarı yaşanmaz 🙂

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir