Böyle bir başlığı attığım için öncelikle fazlasıyla utandığımı belirtmek isterim. Utancım kitap okumaya başlamam değil, düzenli kitap okuma yaşımın çok ileri yaşlara ertelemem. Her ne kadar ülke geneline göre fazla(!) kitap okuyan birisi olsam da, dünya genelinde bir hiçim. Kendime olan nefreti kustuğuma göre kitap okuma alışkanlığını nasıl kazandığımı anlatmaya geçebilirim.

Bir gün babam ilk defa eve elinde kitapla gelmişti. Bizim evde kitabın ne işi var dercesine kitaplara baktım. Adlarını daha önce öyle yada böyle duyduğum bir kaç kitap vardı. Niye aldın bunları dediğimde “almadım ki. Korsan kitap satan kişilerin kitaplarına el koymuşlar bende belki okuyan olur diye getirdim” dedi. İyi yapmışsın diyerek odamdaki rafa yerleştirdim. Yaklaşık olarak burada 1 sene kadar kaldı.

Çok sıkıldığım bir eylül ayında evde yapacak bir şeyler arıyordum. Tabi daha öncesinde arkadaşlarımı aramış ama istediğim sonuca ulaşamamıştım. Son çare olarak yıllar önce kaldırmış olduğum kitabı elime almak oldu. Kitabın üstünde Zülfü Livaneli – Serenad yazıyordu. Öncelikle kim bu livaneli diye hafızamı yokladım. Bilgisayarımda bulunan bir kaç şarkısı aklıma geldi. “Aman bir şarkıcının kitabı bu, hemde çok kalın bir kitap bunu mu okuyacağım” dedikten sonra tam elimden bırakacaktım ki arka kapak yazısına bakmak istedim. Arka kapağında yer alan şu yazılar bir anda dikkatimi çekmişti;

“Serenad, 60 yıldır süren bir aşkı ele alırken, ister herkesin bildiği Yahudi Soykırımı olsun isterse çok az kimsenin bildiği Mavi Alay, bütün siyasi sorunlarda asıl harcananın, gürültüye gidenin hep insan olduğu gerçeğini de göz önüne seriyor.”

Yahudi soykırımı yani hitlerden bahsediyordu bu kitap. O dönemler hitlere büyük ilgi duyduğumdan okumak istedim. Bir kaç sayfa ilerledikten sonra merak ve büyük bir şevkle bir sonraki sayfayı okumaya can atmaya başladım. 1-2 saatlik bir okumadan sonra kitabı bıraktım. Bıraktım bıraktım ama her ne yaparsam yaparım aklım kitapta kalmıştı. Her fırsatta alıp okumaya başladım. Artık dışarı çıkmak, gezmek ve diğer aktiviteler bana cazip gelmemeye başlamıştı. Hatta öyle ki bir ara kitabı okurken uyuyakalmışım. Uyandığımda kitaba sarıldığımı fark ettim. O derece bağlanmıştım ve etkilemişti beni. En nihayetinde kitabı bitirmiştim. Tabi göz yaşlarıma hakim olamadım ve büyük bir hüzünle ortada kalakalmıştım.

Kendimi bir an olsun terk edilmiş gibi hissettim. Karakterler hayatıma o kadar işlemişti ki, yaşantımın bir parçası olmuştu. Kitabı bitirdikten sonra yeni bir kitap almam gerekiyordu. Kitap okumak çok hoşuma gittiği için ve birazcıkta olsa kendimi alıştırdığım için hemen online olarak kitap sitelerine bakmaya başladım. En popüler kitapların okumam için iyi olacağını düşünerek kitaplar arasında kayboldum. Fakat bir sonuca varamadım. Çünkü hiç kimseyi tanımıyordum. Bu riske giremez ve kitaptan soğumak istemediğim için çok akıllıca bir şey yaparak, izlemiş olduğum yabancı dizini kitabını almak istedim. Nede olsa karakterleri ve olayları az çok biliyordum ve kitaptan sıkılmam neredeyse imkansızdı. Bu kitapları sipariş vermiştim. Kitap süreci de ayrı bir heyecanlıydı. Temin edilmesini beklemek ve kargoya veriliş süreci inanılmaz bir bekleyişti.

İkinci kitabımda geldiğinde hemen her şeyi bırakarak okumaya başladım. Dediğim gibi kurguyu az çok bildiğim için hemen ısınmıştım kitaba. Bu kitabı da bitirince serinin diğer kitaplarını okumaya başladım. Böylelikle kitap alışkanlığı kazanmış oldum.

Ogün bugündür düzenli olarak kitap okumaktayım. Okumakla da kalmayıp, çevremde kitap okumayan arkadaşlarıma sürekli neden kitap okuması gerekliğini söylüyor, kimi zamanda okumuş olduğum kitapları gösterip birazcık anlatıyorum. Olur da merak ederse diye, merak edipte okumak isterse diye.

Sonuç Olarak

İlk okuduğum kitabın LİVANELİ olmasından dolayı kendimi çok şanslı hissediyorum. Böylesine bir yazarla tanıştığım için inanılmaz mutluyum. Zülfü livaneli benim için Türk yazarlardan vazgeçilmezdir ve bir kitap çıkarttığında hemen satın alıp okumaktayım. Ki bu zaman kadar yazmış olduğu tüm kitapları da okudum. Livaneli sayesinde kocaman bir kitaplığa sahip oldum. Kitaplığımın baş köşesinde Livanelinin serenad kitabı bulunmakta. Tabi ilk aldığım kitap korsandı. Buna gönlüm katlanmadı ve yine o kitabın orijinalini alıp yan yana koydum.

Umarım bir gün livaneli ile karşılaşıp, bu kitaplarımı imzalatırım ve düzenli kitap okumama nasıl vesile olduğunu kendisine anlatabilirim.

Bir önceki yazım olan 2018’den Beklentilerim ve Hedeflerim başlıklı makalemi de okumanızı öneririm.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir